Boşanma davasında yetkili mahkeme, Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesine göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önceki son altı ay boyunca birlikte oturulan yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise kural olarak aile mahkemesidir. Ancak pek çok ilçede henüz aile mahkemesi bulunmadığı için dava, "aile mahkemesi sıfatıyla" asliye hukuk mahkemesinde açılır. Bu iki kavram birbirine karıştırıldığında dilekçe yanlış mahkemeye sunulabilir ve süreç baştan uzar.

Görevli Mahkeme Nedir? Aile Mahkemesi ve İstisnası

Görev ve yetki, uygulamada sık sık birbirinin yerine kullanılan ama tamamen farklı iki kavramdır. Görevli mahkeme, davanın hangi tür mahkemede görüleceğini gösterir. Boşanma davalarında görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile mahkemesidir. Kanuna göre bu mahkemeler her ilde ve merkez nüfusu yüz binin üzerindeki ilçelerde kurulur.

Somut bir örnek verelim. Denizli merkezde oturan bir çift için aile mahkemesi doğrudan görevlidir çünkü il merkezinde bu mahkeme kurulmuştur. Ama daha küçük nüfuslu bir ilçede yaşayan bir çift dava açmak istediğinde, o ilçede ayrı bir aile mahkemesi bulunmayabilir. Bu durumda dava, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından aile mahkemesi sıfatıyla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yani "bulunduğum yerde aile mahkemesi yok, demek ki dava açamıyorum" düşüncesi yanlıştır. Görevli mahkeme her zaman vardır, sadece adı farklı olabilir.

Hukuk bürosunda dava dosyası ve dilekçe üzerinde çalışma anı
Dava dilekçesi hazırlanırken görev ve yetki ayrımı en başta netleştirilmelidir.

Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir? İki Ölçüt

Görevli mahkeme belirlendikten sonra sıra yer itibarıyla yetkiye gelir. TMK m.168, boşanma ve ayrılık davalarında davacıya iki seçenek tanır. Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesinde açılabilir. Bu iki seçenek arasında sıkı bir hiyerarşi yoktur, davacı ikisinden birini tercih edebilir.

Uygulamada meslektaşların çoğu bu esnekliği yeterince kullanmıyor ve reflekssel olarak davalının yerleşim yerini esas alıyor. Oysa kanun koyucu bilinçli olarak davacıya seçim hakkı tanımış, çünkü boşanma sürecinde taraflardan biri genellikle ortak evi terk etmiş oluyor. Bu seçim hakkının doğru kullanılması, davanın hangi mahkemede ve ne kadar sürede görüleceğini doğrudan etkiler.

Birlikte Oturulan Son Altı Ay Ölçütü Nasıl Uygulanır?

Kanunun tanıdığı bir seçenek, davadan önce son defa en az altı ay boyunca birlikte oturulan yerdir. Bu ölçüt özellikle taraflardan birinin dava açmadan kısa süre önce başka bir şehre taşındığı durumlarda önemlidir.

Şöyle bir durumu düşünelim. Çift, evliliklerinin büyük bölümünü bir şehirde geçirmiş, ancak ayrılık kararı alındıktan sonra eşlerden biri memleketine dönmüş. Bu kişi memleketindeki mahkemede değil, evliliğin son altı ayının geçtiği şehirdeki mahkemede de dava açabilir. Bu seçenek, davacının o an fiilen bulunduğu yerden bağımsız bir alternatif sunduğu için pratikte önemli bir esneklik sağlar. Ancak bu ölçütün eşlerin son defa en az altı ay birlikte oturduğu yeri kastettiği unutulmamalıdır, evliliğin daha önceki bir döneminde birlikte oturulan başka bir yer bu ölçütü karşılamaz.

Pencere kenarında düşünceli bir an, boşanma sürecinin duygusal boyutu
Yetki seçimi, sürecin nerede ve nasıl ilerleyeceğini doğrudan etkileyen ilk adımdır.

Yetkisiz veya Görevsiz Mahkemede Dava Açılırsa Ne Olur?

Boşanma davalarında yetki kesin değildir, bu nedenle karşı taraf süresi içinde itiraz etmezse yetkisiz mahkeme de davaya bakmaya devam edebilir. Ancak görev kuralı kamu düzenindendir ve mahkeme bunu davanın her aşamasında kendiliğinden gözetir. Bir dava yanlışlıkla aile mahkemesi yerine başka bir mahkemede açılırsa, mahkeme görevsizlik kararı verir ve taraflardan birinin karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde başvurması hâlinde dosya görevli mahkemeye gönderilir, aksi hâlde dava açılmamış sayılır.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur. Yetki itirazı yapılmazsa dava aynı mahkemede sürebilir, ama görevsizlik tespit edilirse dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için iki hafta içinde başvurmak gerekir ve bu da süreci aylarca uzatabilir. Bu yüzden dava açılmadan önce hem görev hem yetki noktasının birlikte kontrol edilmesi, davanın başında zaman kaybını önleyen en önemli adımdır.

Dava Dilekçesi Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Dilekçe hazırlanırken önce görevli mahkeme türü (aile mahkemesi veya aile mahkemesi sıfatıyla görevlendirilmiş mahkeme) netleştirilmeli, ardından yerleşim yeri ile son altı ay birlikte oturulan yer arasında davacı lehine olan seçilmelidir. Bu seçim genellikle davanın hangi şehirde, hangi hakim önünde ve ne kadar sürede görüleceğini etkiler.

Örneğin taşınma sonrası yeni ikamet edilen ilde delillerin toplanması daha kolaysa, yerleşim yeri ölçütü tercih edilebilir. Ancak tanıklar ve deliller hâlâ eski şehirdeyse, son altı ay birlikte oturulan yer ölçütü sürecin pratik açıdan daha verimli işlemesini sağlayabilir. Bu noktada mekanik bir tercih yerine somut dosyanın koşullarına göre karar verilmesi gerekir. Sürecin çekişmeli boşanma davası şeklinde mi yoksa anlaşmalı boşanma süreci şeklinde mi ilerleyeceği de doğru mahkemenin seçilmesi kadar önemlidir, çünkü her iki süreç de farklı hazırlık gerektirir. Velayet talebi varsa bu husus da aynı dilekçede görevli ve yetkili mahkemeye birlikte sunulmalı, velayet davası ayrı bir mahkemeye taşınmamalıdır.

Sonuç: İki Sorunun Doğru Sırayla Cevaplanması

Özetle, boşanma davası açmadan önce iki farklı soru netleştirilmelidir. Hangi mahkeme türü görevlidir ve hangi şehir yer itibarıyla yetkilidir. Görev sorusunun cevabı neredeyse her zaman aile mahkemesidir, aile mahkemesi bulunmayan ilçelerde ise Hâkimler ve Savcılar Kurulunca görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi aynı işlevi görür ve ayrıca bir başvuru gerektirmez. Yetki sorusunun cevabı ise davacının, eşlerden birinin yerleşim yeri ile son defa altı ay birlikte oturulan yer arasında yapacağı tercihe bağlıdır; bu seçenekler arasında davalının yerleşim yeri de bulunur.

Yetkisizlik itirazı süresinde yapılmazsa dava açıldığı mahkemede sürebilir, ancak görevsizlik her aşamada resen gözetildiği için yanlış mahkemede açılan davada görevsizlik kararı verilir, dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa dava açılmamış sayılır ve süreç aylarca uzayabilir. Bu iki adımın dosyanın somut koşullarına göre en baştan doğru kurgulanması, davanın gereksiz yere başka bir mahkemeye gönderilmesini ve zaman kaybını önler.

Yasal Uyarı

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.
Son güncelleme: Eylül 2026