Türkiye'de 1 Ocak 2002'den bu yana evlenen her çift, aksine bir sözleşme yapmadıysa kanun gereği edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202). Bunun pratik sonucu çarpıcıdır: evlilik boyunca alınan ev, araç ve birikimler tapuda veya hesapta kimin adına görünürse görünsün, boşanma hâlinde diğer eş kural olarak artık değerin yarısı üzerinde alacak hakkına sahiptir. Buna rağmen birçok kişi, boşanma kararı kesinleştikten sonra bu hakkın ayrı bir dava ile istenmesi gerektiğini bilmediği için ciddi hak kaybı yaşıyor.

Peki mal rejimi tasfiyesi tam olarak nasıl işler, hangi mallar paylaşıma girer, katılma alacağı nasıl hesaplanır? 2026 itibarıyla geçerli kurallara göre adım adım inceleyelim.

Mal Rejimi Nedir? 2002 Öncesi ve Sonrası

Mal rejimi, evlilik süresince eşlerin malvarlıkları üzerindeki hak ve yükümlülüklerini belirleyen kurallar bütünüdür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile 1 Ocak 2002'de yasal rejim olarak edinilmiş mallara katılma kabul edildi; bu tarihten önceki dönem için ise kural olarak mal ayrılığı rejimi geçerliydi. Yani 2002 öncesinde evlenen çiftlerde, o döneme ait mallar için farklı bir hesap yapılır. Kanun metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

Somut bir örnek: Denizli'de 1998'de evlenen Ayten ve Kemal çifti düşünelim. 2000 yılında Kemal adına alınan dükkân mal ayrılığı dönemine denk geldiği için kural olarak tasfiye dışında kalır; 2010'da alınan daire ise edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında paylaşıma girer. Aynı evlilik içinde iki farklı dönemin hesabı ayrı ayrı yapılır.

Tapu belgeleri üzerinde duran ev anahtarı
Tapunun kimin adına olduğu değil, malın hangi dönemde ve nasıl edinildiği belirleyicidir.

Tasfiye Ne Zaman Gündeme Gelir?

Mal rejimi üç temel hâlde sona erer: boşanma, eşlerden birinin ölümü veya eşlerin sözleşmeyle başka bir rejime geçmesi. Uygulamada en sık karşılaşılan senaryo boşanmadır ve burada kritik bir tarih kuralı vardır: boşanma davası kabulle sonuçlanırsa mal rejimi, davanın açıldığı tarih itibarıyla sona ermiş sayılır (TMK m. 225/2). Boşanma davasından sonra edinilen mallar bu yüzden tasfiyeye girmez.

Şöyle bir durum düşünün: Pamukkale'de yaşayan Selin, Mart 2026'da boşanma davası açtı; eşi Murat ise Haziran 2026'da kendi adına bir araç satın aldı. Bu araç, dava tarihinden sonra edinildiği için Selin'in katılma alacağı hesabına dahil edilmez. Buna karşılık dava tarihinde mevcut olan birikim ve mallar, dava yıllarca sürse bile hesapta kalır.

Bunu Biliyor Muydunuz?

Boşanma kararının kesinleşmesi, tasfiyenin otomatik yapılacağı anlamına gelmez. Katılma alacağı kendiliğinden ödenmez; ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davası ile talep edilmesi gerekir. Boşanma protokolünde bu haktan açıkça vazgeçilmişse sonradan istenemez — protokol imzalamadan önce mutlaka hukuki destek alın.

Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal Ayrımı

Tasfiyenin kalbi bu ayrımdır. Edinilmiş mallar (TMK m. 219), evlilik içinde karşılığı verilerek elde edilen değerlerdir: maaş ve kazançlar, SGK ödemeleri, çalışma gücü kaybı tazminatları, kişisel malların gelirleri ve bunların yerine geçen değerler. Kişisel mallar (TMK m. 220) ise paylaşım dışıdır: evlilikten önce sahip olunan mallar, miras veya bağış yoluyla edinilenler, kişisel kullanım eşyaları ve manevi tazminat alacakları.

Örneğin Merkezefendi'de öğretmenlik yapan Zeynep'e annesinden miras kalan zeytinlik kişisel maldır ve paylaşıma girmez; ancak bu zeytinlikten evlilik süresince elde edilen kira ve ürün geliri edinilmiş mal sayılır. Aynı şekilde Zeynep'in maaşından yapılan birikimle alınan otomobil de tapu/ruhsat kimde olursa olsun hesaba dahildir.

Kişisel Mal (paylaşım dışı)Edinilmiş Mal (tasfiyeye girer)
Evlilik öncesi sahip olunan ev, arsa, birikimEvlilik içinde maaş/kazançla alınan ev, araç, birikim
Miras veya bağış yoluyla edinilen mallarSGK ödemeleri, emeklilik toptan ödemeleri
Kişisel kullanım eşyaları, manevi tazminat alacaklarıKişisel malların kira, faiz gibi gelirleri

Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı Nasıl Hesaplanır?

Hesabın özü şudur: her eşin edinilmiş mallarının değerinden, bu mallara ilişkin borçlar ve denkleştirmeler düşülür; kalan tutara artık değer denir. Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına sahiptir (TMK m. 236). Bir de değer artış payı vardır (TMK m. 227): bir eş, diğerinin malının edinilmesine veya iyileştirilmesine katkıda bulunmuşsa, o maldaki değer artışından katkısı oranında pay isteyebilir.

Kritik bir uygulama kuralı: mallar, dava tarihindeki değil tasfiye (karar) anındaki sürüm değeriyle hesaplanır (TMK m. 232, 235). Örneğin dava açıldığında 2 milyon TL olan dairenin karar aşamasındaki güncel değeri bilirkişi raporuyla belirlenir ve hesap bu güncel değer üzerinden yapılır — uzayan davalarda bu kural alacaklı eşi enflasyona karşı korur.

Hukuki Dayanak Haritası

TMK m. 202 → yasal rejim: edinilmiş mallara katılma (01.01.2002'den itibaren)
TMK m. 219-220 → edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı
TMK m. 225/2 → boşanmada rejimin dava tarihinde sona ermesi
TMK m. 227 → değer artış payı alacağı
TMK m. 232, 235 → tasfiye anındaki sürüm değeriyle hesaplama
TMK m. 236 → artık değerin yarısı oranında katılma alacağı
Masada hesap makinesi, belgeler ve gözlük
Katılma alacağı hesabı; edinilmiş mallar, borçlar ve denkleştirmeler üzerinden bilirkişi eliyle yapılır.

Dava Süreci: Mahkeme, Süreler ve Zamanaşımı

Mal rejimi tasfiyesi davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Dava, boşanma davasıyla birlikte veya ayrı açılabilir; ancak mahkeme, tasfiyeye karar verebilmek için boşanma kararının kesinleşmesini bekler. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre katılma alacağı, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir (Ağustos 2026 itibarıyla geçerli içtihat). Süre uzun görünse de deliller zayıfladıkça ispat güçleşir; erken harekete geçmek her zaman avantajdır.

Bir senaryo üzerinden gidelim: Denizli'de boşanma kararı Ocak 2026'da kesinleşen Hülya, eşi adına kayıtlı dairede hak iddia ediyor. Doğru adımlar şunlardır: tapu ve banka kayıtlarını toparlamak, malın edinilme tarihini ve kaynağını gösteren belgeleri hazırlamak ve dava dilekçesinde katılma alacağı ile varsa değer artış payını ayrı ayrı talep etmek. Eşin malları kaçırma riski varsa dava ile birlikte ihtiyati tedbir istenebilir. Sürecin boşanma ayağı hakkında ayrıntılı bilgi için anlaşmalı boşanma sürecine ilişkin rehberimize göz atabilirsiniz.

Tasfiye Süreci Adım Adım

1. Evlilik ve dava tarihlerini netleştirin; 2002 öncesi/sonrası dönemleri ayırın
2. Tapu, banka, araç ve SGK kayıtlarıyla mal varlığı dökümünü çıkarın
3. Her malın kişisel mi edinilmiş mi olduğunu belgeleriyle sınıflandırın
4. Aile mahkemesinde tasfiye davasını açın; gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteyin
5. Bilirkişi değerlemesini takip edin; güncel sürüm değerine itiraz hakkınızı kullanın
6. Karar sonrası alacağın tahsili için icra ve faiz sürecini avukatınızla yürütün

Özet: Aklınızda Kalması Gerekenler

  • 1 Ocak 2002 sonrası için yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır; öncesinde kural olarak mal ayrılığı geçerlidir.
  • Tapunun kimin adına olduğu belirleyici değildir; evlilik içinde emek karşılığı edinilen her değer kural olarak paylaşıma girer.
  • Boşanmada rejim, dava tarihinde sona ermiş sayılır; dava sonrası edinilen mallar hesaba girmez (TMK m. 225/2).
  • Katılma alacağı, diğer eşin artık değerinin yarısıdır; hesap tasfiye anındaki güncel değer üzerinden yapılır (TMK m. 232, 236).
  • Miras ve bağış yoluyla edinilenler kişisel maldır; ancak bunların evlilik içindeki gelirleri edinilmiş mal sayılır.
  • Tasfiye kendiliğinden yapılmaz; ayrı dava gerekir ve alacak, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

Yasal Uyarı

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız. Yazıdaki mevzuat ve içtihat bilgileri Ağustos 2026 itibarıyla geçerli düzenlemelere göre derlenmiştir.
Son güncelleme: Ağustos 2026